İnsan vücudunda milyarlarca hücre bulunmaktadır ve bu hücreler, ‘kontrollü’ bir şekilde kendilerini yenilerler. Kanser ise hücre düzeyinde meydana gelen kontrolsüz hücre bölünmeleri olarak tanımlanabilir.

Yaşlanan hücreler ölürken, vücut kendi ihtiyaçlarına göre yeni hücreler oluşturur ve bu hücreler bölünerek çoğalırlar. Farklı tür hücrelerin farklı yenilenme süreleri vardır. Örneğin kan hücreleri 90 günde yenilenirken, deri hücreleri 3-4 hafta içerisinde kendilerini yenilerler.

Hücrelerin yaşlandıkça veya hasar görmesine bağlı olarak ölmesi; yerine yenilerinin çoğalması tamamen doğal bir süreçtir. Ancak kanser geliştiğinde bu düzenli süreç bozulur. Yaşlı (eski) veya hasarlı hücreler ölmeleri gerekirken, hayatta kalırlar ve ihtiyaç duyulmadığı halde yeni hücreler oluşur. İhtiyaç duyulmadığı halde çoğalan bu hücreler durmadan bölünür ve tümör adı verilen durum ortaya çıkabilir.

Peki,hücrelerin kontrolsüz bölünmeleri nasıl başlıyor? Hücrelerin çekirdeklerinde bulunan DNA iplikçikleri, bir takım etkenlere (sigara, alkol, ultraviyole ışınlar gibi) maruz kaldığında parçalanmaya başlıyor. Hücre içindeki bir takım yapıların bozulması, hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasını tetiklemektedir. Bu durum da kansere neden olmaktadır.

Kısaca Kansere Neden Olan Etkenler

kanserin nedenleri

Kanserin nedeni henüz tam olarak bilinemezken, kansere neden olan sayısız risk faktöründen bahsedilmektedir. Bazı kaynaklar, kanserin en belirgin nedeninin genetik olduğunu öne sürer. Buna ek olarak çevresel faktörler, kötü yaşam tarzı da kansere neden olan etkenler arasında gösterilmektedir.

Kanserin Nedenleri (Çevresel ve Genetik Riskler)

  • Genetik
  • Çok fazla kırmızı et tüketmek
  • Aşırı alkol ve sigara tüketmek
  • Sağlıksız Beslenmek (obezite)
  • X- ışınları, radyasyona maruz kalmak
  • Çevresel toksinler
  • Cilt kanserine neden olan UV radyasyonu
  • Enfeksiyonlar (HPV enfeksiyonları, Hepatit B gibi enfeksiyonlar)

Ailede bir veya birden fazla kanser vakası söz konusu ise bu durum mutlaka sizde de kanser görüleceği anlamına gelmemelidir. Çevresel faktörlerin kanser oluşumuna etkisi olabilir ve kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Tütün dumanındaki kimyasallar, güneşten gelen ultraviyole ışınları ve kalitesiz yaşam tarzı kanser vakalarında artışa neden olabilir.

En Yaygın Kanser Türleri

Kanser türleri iki temel sınıfa ayrılabilir.

İyi Huylu Kanser: Sadece kaynaklandığı bölgede bulunan, yayılmayan ve sınırlı kanser türüdür. Bunların en bilinen örnekleri arasında vücudun farklı bölgelerinde çıkan siğiller ve bazı benler gösterilebilir.

İyi huylu kanserlerin vücudun farklı bölgelerine yayılma özellikleri yoktur. Kontrol altına alınabilirler.

Kötü Huylu Kanser: Kötü huylu kanser türü bulunduğu bölgede sınırlı kalmaz. Lenf bezleri ve kan yoluyla bölgesel yayılmalar yaptıktan sonra vücudun birçok farklı yerine de yayılır. Kontrol dışı çoğalan hücrelerden oluşan kanser (malin) türüdür.

Malin kanser dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

En Yaygın Kanser Türlerinden Bazıları:

  • meme kanseri
  • kolon kanseri
  • akciğer kanseri
  • rahim Kanseri
  • cilt kanseri
  • pankreas kanseri
  • Sigara Hodkgin lenfomalar
  • Yumurtalık Kanseri
  • mide kanseri
  • böbrek kanseri

Kansere Karşı Propolis: Etkili Bir Silah Olabilir mi?

propolis kansere iyi gelir mi

Propolis çok güçlü antioksidan, antiviral, antimokrobiyal ve antebakteriyel özelliklere sahip doğal bir arı ürünüdür. Binlerce yıldır çeşitli hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.

Günümüz teknolojisi sayesinde propolisin tümöre neden olan kanserli hücrelerin büyümesini baskılayarak, çoğalmalarını engellediği bilimsel araştırmalarla ortaya konulmaktadır.

Propolisin kansere karşı etkisiyle ilgili yapılan bazı bilimsel araştırmalara göre propolis meme kanseri, kolon kanseri, pankreas kanseri, prostat kanseri, rahim ağzı kanseri ve lösemi üzerinde antitümör etki göstermektedir.

Propolisin kansere karşı etkili olduğu bazı bilimsel araştırmalar:

Propolisin Kolon Kanserine Karşı Etkisi

2009 yılında Japonya’da yapılan bir çalışmada propolisin etanol özütlerinin 4 farklı kolon kanseri hücre dizisi üzerindeki etkileri incelenmiştir.

Çalışmanın sonunda propolisin 3 farklı kanserli hücre dizininin gelişmelerini önleyici etki gösterdiği ortaya çıkmıştır. Çalışmada propolisin kolon kanseri hücrelerinin gelişmesini engelleyen bileşenler içerebildiği anlaşılmıştır.

Propolisin Lösemiye Karşı Etkisi

Propolis, antitümör etki göstererek, tümör hücrelerinin gelişmesini engellediği anlaşılmıştır.

Japonya’da yapılan başka bir çalışmada propolisin lösemiye karşı etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda propolisin lenfoma hücrelerinin gelişimini engelleyerek antitümör işlevi gördüğü anlaşılmıştır.

Propolis, içerisinde doğal olarak bulunan polifenol bileşenler sayesinde kanser hücrelerine karşı öldürücü etki gösterir. Prostat kanseri erkekler üzerinde yapılan bir araştırmada, propolisin etanol özütünün içeriğindeki fenolik bileşiklerin antitümör etki gösterdiği anlaşılmıştır.

Propolisin Prostat Kanserine Karşı Etkisi

prostat kanseri

2007 yılında Amerika’da Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Brezilya’da Campinas Eyalet Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada, propolisin prostat kanseri hücreleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, propolis ekstraktlarının prostat kanseri hücrelerinin çoğalmalarını önemli derecede engellediği ortaya konulmuştur.

Propolisin Meme Kanserine Karşı Etkisi

meme kanseri

2014 yılında Çin’de yapılan bir çalışmada; propolisin meme kanserine karşı etkisi araştırılmıştır. Çalışmada MCF-7 hücresine 48 saat içerisinde sırasıyla 25 ,50,100 ve 200 g/ml etanol ile ekstrakte edilmiş propolis uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda propolisin insan meme kanseri hücresinin (MCF-7) apoptozunda (kanser hücresini yok ettiği) etkili olduğu bulunmuş ve meme kanseri tedavisine destek olarak kullanımının olumlu sonuçlar ortaya çıkartabileceği belirtilmiştir.

Yine propolisin meme kanserine karşı etkisiyle ilgili yapılan bir başka araştırmada, propolisin radyasyonun olumsuz etkilerine karşı vücudu koruduğu anlaşılmıştır:

Radyoterapi uygulanan meme kanseri hastalarında propolis desteğinin koruyucu etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 45 kişilik kontrol grubu ile toplam 135 kadın katılmıştır. Çalışmada radyoterapi tedavisi gören bireyler ile radyoterapi tedavisinin yanında propolis kullanan bireyler karşılaştırılmıştır. Propolis kullanan gruba günde 3 defa 400 mg olacak şekilde propolis takviyesi verilmiştir. Çalışmanın sonucunda propolis kullanımının radyasyona bağlı DNA hasarını azaltmada yardımcı olduğu yani radyasyonun olumsuz etkilerine karşı vücudu koruduğu ve ayrıca kanser hücrelerinin yok edilmesinde destekleyici olduğu belirtilmiştir.

Propolisin Akciğer Kanserine Karşı Etkisi

akciğer kanseri propolis

2016 yılında, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Cumhuriyet Üniversitesi ve Gümüşhane Üniversitesi tarafından ortaklaşa yapılan çalışmada, Türkiye’den elde edilen propolisin  akciğer kanserine karşı etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, propolis etanol ekstraktının, normal hücrelere zarar vermeden kanser hücre dizisini seçerek yok edici etki gösterebildiği anlaşılmıştır. Böylece, propolisin kanser hücrelerinin çoğalmasını azaltıcı yönde etki gösterdiği belirtilmiştir.

Kanser Hücrelerini Öldürürken, Sağlıklı Hücreleri Koruyor

İstanbul Teknik Üniversitesi’nda yapılan bir çalışmada ise propolisin meme kanseri hücrelerine karşı etkisi incelendi. Araştırmada propolisin kanserli hücreleri öldürürken, sağlıklı hücrelerin ve dokuların yapısına zarar vermediği anlaşıldı.

Yorum bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here