Severek tükettiğimiz yiyeceklerimiz bakteriler, virüsler, parazitler veya kimyasallar nedeniyle kirlendiğinde, güvensiz hale gelebilir. Güvensiz gıdalar, tüketildiğinde hafif veya şiddetli bulantı, kusma, ishal, mide krampları, halsizlik, ateş ve titreme gibi semptomlara neden olabilir. Hatta daha ağır vakalarda, ölümlere bile neden olabilir.

Gıda güvenliği hakkında neler biliyoruz? Gıda güvenliği nedir? Gıda güvenliği için yapılması gerekenler neler?

Gıdalarımıza üretim, işleme, dağıtım, depolama veya hazırlık aşamalarının herhangi birinde bakteriler, virüsler veya parazitler bulaşabilir. Örneğin, mikroplar yiyeceklere kirli yüzeylerden bulaşabilir. Süpermarketten satın aldığınız et veya süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalarda, oda sıcaklığında çok uzun süre kalırsa bakteriler üreyebilir. Sonuç olarak gıda güvenliği tehlikesi oraya çıkabilir.

Gıda güvenliği, severek tükettiğimiz gıdaları güvende ve sağlıklı tutmak için yapılması gerekenleri anlatır. Güvenli gıda üretici, dağıtıcı ve tüketicileri de içine alan ortak bir çaba gerektirir. Üreticilerin, dağıtıcıların (perakendecilerin) ve tüketicilerin gıda güvenliğinin sağlanması için üzerine düşen bazı görevler vardır. Bu yazımızda gıda güvenliği için yapılması gerekenleri anlatacağız.

1-Etiket Bilgilerini Dikkatle Okuyun

Herhangi bir gıda ürününü, satın almadan önce etiketini kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Satın alacağınız gıda ürününün sadece markasına bakmak gıda güvenliği açısından yeterli değildir.

Etkilet bilgilerini dikkatle okuyarak içeriğinin, üretim izni ve ruhsatının, üretici firma bilgilerinin ve üretim yerinin açıkça belirtilmiş olduğundan emin olmalısınız. İçeriğinde ilave şeker, katkı ve koruyucu madde olup olmadığını mutlaka öğrenmelisiniz.

2- Son Kullanma Tarihini Kontrol Edin

Pek çok firma son kullanma tarihi yaklaşmış veya geçmiş gıda ürünlerini reyonlardan indirse de, yine de bazı ürünler gözden kaçabilir. Bu nedenle herhangi bir gıda ürününü satın almadan önce, son kullanma tarihini mutlaka kontrol edin. Son kullanma tarihi yaklaşmış veya geçmiş bir ürün gördüğünüzde satın almayın ve satıcıyı uyarın. Çünkü ürünün lezzeti değişip, besin değeri kaybolmuş, hatta bozulmuş da olabilir. Bu da gıda zehirlenmesi başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açabilir.

3- Ambalajı Zarar Görmüş Ürünü Satın Almayın

Ambalajı bozulmuş ürünlerde, gıdanın içinde mikroorganizma veya bakteri üreyeyerek sağlığınız için risk oluşturabilir. Ambalajı şişmiş, delinmiş veya herhangi bir şekilde bozulmuş gıda ürünlerinden uzak durulmalıdır. Örneğin, satın alacağınız konserve ürünün kapağı dışarıya doğru bükülmüşse (şişmişse) ; bu ürünün içinde bakterilerin üreyerek gaz yaptığını gösterir.

4- Soğutuculardaki Sıcaklığı Kontrol Edin

Soğutucularda satışa sunulan balık, tavuk, kırmızı et, süt ve peynir gibi gıdaların uygun soğuklukta saklandığından emin olun. Örneğin, süpermarketlerde deniz ürünlerinin bulunduğu reyonlar -18 derecede, süt ve süt ürünlerinin bulunduğu reyonlar ise -4 derece olmalıdır.

5- Açıkta Satılan Gıdaları Tercih Etmeyin

Ambalajsız veya açıkta satışa sunulan meyve ve sebze gibi gıdalara bakteri ve mikroorganizmalar daha kolay bulaşır. Bu nedenle ambalajsız veya açıkta satılan gıda ürünleri tercih edilmemelidir.

6- Buzdolabı Kaç Derecede Olmalı?

Buzdolabınızda sakladığınız gıdaların bozulmaması için buzdolabınızın doğru sıcaklıkta çalışması çok önemlidir. Buzdolabınızda gıdaları uzun süre bozulmadan saklayabilmeniz için buzdolabınız +2 ve +4 derece arasında olmalıdır.

Bununla beraber buzdolabınızı gereğinden fazla doldurmamaya ve kapların arasında hava akımı olmasına da özen gösterin, aksi halde hava içeride rahatça dolaşamaz ve bunun sonucunda yeterli soğutma sağlanamaz.

Buzdolabınızdaki hiçbir gıdayı açıkta saklamayın. Gıdalarınızı mutlaka yıkadıktan sonra ağzı kapalı bir kap içinde buzdolabınıza koyun.

7- Buzdolabınızı Nasıl Düzenlemelisiniz?

Buzdolabınızdaki gıdaları, daha güvenli şekilde muhafaza etmek ve ömrünü uzatmak için buzdolabınızı doğru şekilde düzenlemeniz gerekir. Bunun için pişmiş gıdaları üst raflara, çiğ gıdaları ise alt raflara yerleştirmelisiniz. Neden mi?

Uygun koşullarda pişirilmiş ve ağzı kapalı şekilde buzdolabına yerleştirilmiş gıdalarda mikroorganizma ve bakteri üreme ihtimali çok azdır. Uygun koşullarda pişirilmiş olsa bile; çiğ gıdalar (et, balık, tavuk ve deniz ürünleri) üzerinde mikroorganizma ve bakteri üreme ihtimali daha yüksektir.

Çiğ gıdalarda, düşük sıcaklarda bile mikroorganizmalar üreyebilir. Bu nedenle çiğ gıdalarınızı, ağzı açık şekilde üst raflarda saklarsanız, üzerinde çeşitli bakteriler üreyebilir. Daha kötüsü ise üst raflardaki çiğ gıdalarda üreyen bu bakteriler, yer çekiminin etkisiyle alt raflardaki diğer gıdalara yayılabilir.

8- Derin Dondurucuda Saklama Süresi Nedir?

Gıdaların bozulmasındaki en önemli faktörlerden biri zamandır. Bu nedenle gıdalarınızın derin dondurucudayken bile bozulabileceğini unutmayın. Peki derin dondurucuda saklama süresi ne kadar olmalı?

Gıdalarınızı önerilen saklama süresi kadar derin dondurucuda tutun. Deniz ürünlerinin derin dondurucuda saklama süresi yaklaşık 20 gün, kırmızı etin ise en fazla 2 aydır. Derin dondurucuda sakladığınız gıdalarınızı, bu süreleri göz önünde bulundurarak tüketmelisiniz.

Gıdalarınızı derin dondurucuya yerleştirmeden önce hava ile temas etmeyecek şekilde ambalajlayın. Meyve ve sebzeleri (donmuş olsalar bile) derin dondurucuya yan yana yerleştirmeyin. Kapalı şekilde yerleştirdiğiniz gıdalarınızın çözülüp, diğerine bulaşabilir ve üzerinde bakteri üremesine neden olabilir.

9- Çözülmüş Gıdaları Yeniden Dondurmayın

Gıda güvenliği açısından önemli risklerden bir diğeri de çözülmüş gıdaların yeniden dondurulmasıdır. Artan gıdalarınızı, çiğ olarak değil; pişirdikten sonra derin dondurucuya atın.

Örneğin kıyma ile köfte yaptınız, geri kalan kısmı tekrar değerlendirmek için kıymayı kavurduktan sonra derin dondurucuda saklayın.

10- Çözüldükten Sonra Dışarda Kalan Gıdaları Tüketmeyin

Derin dondurucudan çıkardığınız gıdalarla ilgili dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli nokta, çözüldükten sonra çok fazla bekletmeden tüketmeniz gerektiğidir. Çözüldükten sonra saatlerce dışarda kalan hiçbir gıdayı tüketmeyin.

Derin dondurucu gibi çok soğuk ortamdan çıkardığınız gıdaları, çözülmesi için mutfak tezgahında bekletmeyin. Çünkü çok soğuk ortamdan aniden sıcak ortama bırakılan gıdalarda çok rahat bakteri ve mikroorganizma üreyebilir. Mikroorganizmaların her 20 dakikada bir bölünerek çoğaldığını unutmayın.

Derin dondurucudan çıkardıktan sonra çözülmesi için mutfak tezgahında beklettiğiniz gıda, saatler için bakteri ve mikroorganizma yuvasına dönüşebilir.

11- Ambalajların Ağzını Açık Bırakmayın

Ambalajını açtığını ürünü, mutlaka kutusuyla birlikte buzdolabına yerleştirin. Çünkü buzdolabını her açtığınızda, ambalajı açık olan gıda ürünü havayla temas eder ve bu nedenle de bozulmaya başlar.

Ambalajını açtığınız gıda ürününü buzdolabı poşeti veya cam kavanoz içerisinde buzdolabınıza yerleştirebilirsiniz. Ağzını sıkıca kapatmayı unutmayın.

12- El Yıkamak, Alışkanlık Haline Gelmeli

Yemek pişirmeden önce ellerinizi mutlaka yıkamalısınız. Ellerinizi sabunla en az 20 saniye boyunca iyice yıkamayı alışkanlık haline getirmelisiniz.

Özellikle çiğ gıdalarla (tavuk, kırmızı et, balık gibi) temas ettiyseniz; başka bir malzemeye elinizi sürmeden ellerinizi mutlaka yıkamalısınız.

13- Bu Hatayı Asla Yapmayın

Akşam pişirdiğiniz yemeği, soğuması için mutfakta bırakıp; ertesi sabah buzdolabına koymayın. Çünkü çözülme sürecinde olduğu gibi mikroorganizmalar, gıdalar soğurken de üreyebiliyor. Bu sonucunda da akşam büyük özenle pişirdiğiniz lezzetli bir yemek, ertesi gün bozulmuş olarak sofranıza gelebilir.

Bozulmuş bir gıda, her zaman tadından ve görüntüsünden anlaşılmaz. Yemekler ılık veya sıcak bile olsa buzdolabında soğutulabilir. Buzdolabında soğuttuğunuz yemeğin tadı bozulmaz, sadece buzdolabınızın daha çok çalışmasına neden olur.

14- Tencerenin Kapağını Açık Bırakmayın

Henüz pişirdiğiniz yemeği ağzı açık şekilde soğutmayın. Tencerenin kapağını hiçbir zaman açık veya yarı açık bırakmayın. Örneğin henüz pişirdiğiniz bir çorbayı, soğuması için ağzı açık şekilde bırakırsanız, bulunduğunuz ortamın havayla temas eder. Havadaki mikroorganizmalar doğrudan çorbaya bulaşır. Mikroorganizmalar, sıcak çorbada rahatlıkla ürer. Bu da hastalanmanıza neden olur.

15- Mutfağınızı Her Zaman Temiz Tutun

Bakterilerin ürememeleri için kullanım sonrası tabak, bıçak, çatal ve kesme tahtası gibi araç gereçleri, mutfak tezgahını sıcak su ve sabunla iyice temizleyin. Kendi halinde kurumaya bırakın. Lavabo ve muslukları yıkamayı unutmayın.

Yorum bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here