Arıların yön bulma, koku duygusu, görsel algısı, güneş takibi ve iç saat algısı bilim dünyasının her zaman ilgisini çekmiştir. Arıların davranışları üzerine çalışan Avusturyalı havyan davranış bilimcisi (etolog) Karl Ritter von Frish, 1927 yılında kendisine NOBEL ödülü kazandıracak bir çalışmaya imza attı.

Avusturyalı Karl Ritter von Frish, “Aus dem Leben der Bienen” (arıların yaşamından) adını verdiği kitabında arı dansı nedir ve arılar neden dans eder sorularına yanıt aradı. Von Frish’in sorusu o yıllarda pek anlaşılamasa da tekrarlanan deneyler ve yapılan çalışmalar, arıların insan dili haricinde şimdiye kadar bilinen tek “temsili dil” kullanan canlılar olduğunu ortaya çıkardı.

Arılar Birbirleriyle Nasıl İletişim Kuruyor?

Arılar Birbirleriyle Nasıl İletişim Kuruyor

Arıların “temsili dilini” anlatmaya başlamadan önce arıların neden iletişim halinde olmaları gerektiğinden bahsedelim.

Bir arı kovanında ortalama 50 bin ila 80 arası arı yaşar. Bu canlılar doğanın yarattığı birbiriyle en uyumlu canlılardır. Aynı çatı altında yaşayan 80 bin arı, tek beyin gibi karar alır; tek vücut gibi hareket eder. Dolayısıyla bu canlıların, diğer canlılarda olduğu gibi beslenme ve korunma gibi en temel ihtiyaçlarını sağlıklı şekilde karşılayabilmeleri için iletişim halinde bulunmaları hayatidir.

Arıların dansı, bir iletişim/bilgilendirme eylemi olup; beslenmeyle ilgilidir. Arı kovanında devasa bir iş bölümü vardır ve bazı arılar kovan içinde çalışırken, bazıları da kovana su, polen, nektar ve propolis taşırlar. Su, nektar ve polen beslenmek için kullanılırken, propolisin toplanması, kovanın temizliği ve korunmasıyla ilgilidir. Bu ürünler daha sonra İşte kovan dışı işlerle meşgul olan bu arılara “tarlacı arılar” diyoruz.

tarlacı arılar

Tarlacı arılar az önce de bahsettiğimiz gibi dışarıdan su, polen ve nektar toplayarak koloninin beslenme ihtiyaçlarını karşılar. Sabah gün doğumunda kovandan ayılarak en güzel çiçeklerin ve en tatlı nektarlarını bulup, onları arka bacaklarında taşıyarak kovana getirmek büyük emek isteyen bir iştir.

Peki, bu tatlı nektarlar ve güzel çiçekler nerede? Ormanda, dağ başında veya sıradan bir bahçede yaşayan küçük bir tarlacı arı olduğunuzu düşünün. Dünya sizin için ne kadar büyük değil mi? Bu koca dünyada nektarları ve polenleri toplanacak milyonlarca çiçek ve bitki var. Eğer yön bulma yeteneğiniz yoksa bu koca dünyada rastgele uçarak nektar toplamaya kalkmak akıl alır bir iş değil.

Tarlacı arılar, aralarında kurdukları iletişim sayesinde değerli bitki ve çiçeklerin konumlarını birbirlerine aktarırlar. İşte bu bilgi aktarımı işini gerçekleştirirken, dansa benzer bazı figürler sergilerler. Buna arı dansı denir.

Tarlacı arılar tarafından önceden keşfedilmiş nektar kaynakları kovana döndüklerinde diğer kardeşlere aktarılır ve onlar da rotalarını doğru konuma yönlendirerek hayatta kalmaları için gerekli olan gıdayı toplarlar.

Çember Dansı

Çember Dansı

Arıların dansı temelde ikiye ayrılır ve arılar nektar kaynaklarının uzakta veya yakında olduğunu aktarırken farklı şekilde dans ederler.

Tarlacı arılar, çiçek kaynaklarının çok yakın bir bölgede olduğu bilgisini paylaşırken “çember dansı (round dance)” yaparlar. Round dance, kaynakların kovandan 50-100 metre uzaklıkta olduğunu ifade eder.

Çiçek kaynaklarının 50-100 metre yakınlıkta olduğunu fark eden tarlacı arılar, kovana dönerek saat yönüne ve aksi yönde hızlı hareketlerle çember çizerler. Bu sayede diğer tarlacı arılar, kaynakların çok yakın bir mesafede olduğunu anlarlar fakat round dance, kaynakların hangi yönde olduğu konusunda bilgi vermez.

Arılar ayrıca yakındaki kaynakların konumunu belirlemek için gelişmiş koku alma özelliklerini de kullanırlar, Kovan dönen tarlacı arıların üzerine sinmiş çiçek kokularını dikkatle inceleyen arılar, kaynakların ne kadar uzaklıkta olduğu hakkında fikir sahibi olur.

Sallantı Dansı

Sallantı dansı (Waggle Dance), round dace’e göre daha karmaşık olsa da konum ve yön belirlemede daha açıktır. Tarlacı arılar, kovana daha uzakta olan kaynakların konumunu aktarırken sallantı dansını gerçekleştirir.

Değerli çiçeklerini konumunu belirleyen “bilgili” arı bu bilgiyi paylaşırken şu adımları izler. Bilgili arı önce petekler üzerinde yerini alır. Ardından vücudunun arka kısmını sallayarak daire çizmeye başlar. (bunu köpeklerin çok heyecanlandıklarında kuyruklarını sallamaları gibi düşünebilirsiniz)

Vücudunun arka kısmını sallayarak daire çizmeye başlayan bilgili arı, devamında sallanmayı bırakarak yönünü sağa veya sola çevirir ve çizdiği daireyi tamamlamak için başlangıç noktasına döner. Arı, başlangıç noktasına döndüğünde tekrar vücudunun arka kısmını sallayarak az önce çizdiği daireyi yeniden tekrarlar. Fakat bu defa az önce çizdiği dairenin aksi yönüne dönüş yapar. Bilgili arı, bu dansı tekrarlayarak kardeşleriyle konum bilgisini paylaşır.

Sallantı Dansı

Peki sallantı dansının anlamı nedir? Sallantı Dansı, bir kısmı sallantılı çizgiler taşıyan çemberdir. Dansın bilgi taşıyan kısmı bu sallantılı çizgilerdir. Bilgili arı, vücudunun arka kısmını sallayarak yön ve uzaklık bilgisini aktarır.

Arı kovanlarında petekler yer çekimi düşünülerek düşey doğrultuda konumlandırılmıştır. Arılar, petekleri bu şekilde inşa ederek, dışarda yön belirlemek için gökyüzündeki güneşten yararlanırlar. Nasıl mı? Eğer bir tarlacı arı, kovan içinde yerçekimine ters yönde hareket ediyorsa, yani yukarı doğru dans ediyorsa; bunun anlamı kaynağa gitmek isteyen diğer arıların güneşe doğru uçması demektir.

Dolayısıyla waggle dance’in yönü, kovan dışında hangi yöne uçulacağı hakkında bilgi verir. Dans eden arıyı izleyen diğer tarlacı arılardan eden arının düşeye göre ne kadar döndüğüne bakarak, güneşten o kadar dönmektedir. Tabi ki bu tarif her zaman %100 doğru sonuç vermez fakat arılar bu sayede kör uçuş gerçekleştirmemiş olurlar.

Ayrıca sallantı dansında uzaklık bilgisi de paylaşılır. Dansın, “sallantı kısmının” ne kadar sürdüğü, kaynağın uzaklığı hakkında bilgi verir. Kaba bir hesapla, 1 saniyelik sallantının, 1 km’ye işaret ettiğine inanılır.

Karl von Frisch tarafından bundan 90 yıl önce günümüz teknolojisinin nimetlerinden yoksunken yapılan bu keşif, Nobel ile ödüllendirilmiş ve bizce de büyük saygıyı hak ediyor. Arıların dünyasıyla ilgili bilinmeyenler ve merak edilenler günümüzde de sırrını korumakta ve biz de araştırmalarımıza devam etmekteyiz.

Yorum bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here